Kişisel Gelişim Atölyesi
31 Mart 2015 Salı
19 Mart 2015 Perşembe
Bir Çivinin Hikayesi ..
Akşam yemeklerini yedikten sonra, şömine karşısına geçip şarap eşliğinde sohbetlerini ederken, arkadaşlardan birinin gözü şömine yanına uzanmış ama sızlanmakta olan köpeğe yönelmiş. Bir müddet sonra köpek ağlamaya başlamış.
Diğer arkadaş bunun sebebini öğrenebilmek için, köpeğin niçin bu kadar rahatsız olduğunu sormuş.Köpeğin sahibi, onun bir çivi üzerinde yattığını söylemiş. Diğer arkadaş sormaya devam ediyormuş, niçin başka bir yere gitmediğini öğrenmek istemiş. Köpeğin sahibi şöyle cevap vermiş:
"ÇÜNKÜ ÜZERİNDE YATTIĞI ÇİVİ YETERİ KADAR UZUN DEĞİL"
Bu hikaye size tanıdık geldi mi ?
Bizler de zaman zaman hayatımızda yolunda gitmeyen, şikayet ettiğimiz veya bizi yoran alanlardan bahsederiz ama iş o yorgunluğu değiştirmeye gelince pek de yanaşmayız. Yaşam koçları olarak oturumlar esnasında her ne kadar size;
'Hayatınızda şu an bulunduğunuz noktada kendinizi nasıl hissediyorsunuz?'
'Yaşamınıza ilişkin; ne olsa kendinizi tam ve bütün hissederdiniz?'
'Neleri değiştirmek, size kendinizi daha iyi hissettirecek?' gibi sorular yönelttiğimizde; iş, ailevi durum, ilişkiler veya davranışlar gibi bir çok başlık altında sıralanabilecek "çivi"lerden bahsedebilirsiniz, ancak söz konusu durum "değişim", "adım" alanlarına geldiğinde bahsederken ki rahatsızlığı pek de hatırlamayız,
Kısacası harekete geçmek için; "ÇİVİ YETERİNCE UZAMAMIŞTIR."
Hayatınızda size rahatsızlık veren "çivilerin", sizleri harekete geçirecek kadar uzaması dileğimle ..
2 Mart 2015 Pazartesi
Kişisel Gelişim Atölyesi: Nasıl Öğreniyoruz?
Kişisel Gelişim Atölyesi: Nasıl Öğreniyoruz?: Çoğumuz dünyayı beş duyumuzla algılıyoruz ama onları beynimize iletme şeklimiz aynı değil. Bir şey öğrenirken aklımızda olan şeyler çoğumu...
İLETİŞEMEMEK.
İletişim halindeyken bazen konuyu karşıdaki kişinin nasıl farklı anlayabileceğini gerçek bir hikaye ile örneklemek gerekirse;
Dr. Paul Ruskin, öğrencilerine yaşlanmanın psikolojik belirtilerini öğretirken onlara su olayı okur :
" Hasta ne konuşuyor, ne de söylenenleri anlıyor. Bazen saatlerce anlaşılmaz şeyler geveliyor. Zaman, yer ya da kişi kavramı yok. Yalnız, nasıl oluyorsa, kendi adi söylendiğinde tepki veriyor. Son altı aydır onun yanındayım, ne görünüşü için bir caba sarf ediyor ne de bakim yapılırken yardımcı oluyor. Onu hep başkaları besliyor, yıkıyor ve giydiriyor. Dişleri yok, yiyeceklerin püre halinde verilmesi gerekiyor. Gömleği salyalarından dolayı sürekli leke içinde. Yürümüyor. Uykusu sürekli düzensiz. Gece yarısı uyanıp çığlıklarıyla herkesi uyandırıyor. Çoğu zaman mutlu ve sevecen, fakat bazen ortada bir sebep yokken sinirleniyor. Biri gelip onu yatıştırana kadar da feryat figan bağırıyor."
Bu olayı okuduktan sonra, Ruskin öğrencilerine böyle birinin bakımını üstlenmek isteyip istemediklerini sorar. Öğrenciler bunu yapamayacaklarını söylerler. Ruskin, kendisinin bunu büyük bir zevkle yaptığını ve onların da yapması gerektiğini söyleyince öğrenciler şaşırırlar. Daha sonra Ruskin hastanın fotoğrafını dolaştırmaya baslar. Fotoğraftaki doktorun altı aylık kızıdır.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)





